Güldeste Sitare

Yürüyerek Başladı Maceramız | Güldeste Sitare
Yürüyerek başladı maceramız ...Kaldırımların soğuk yüzünde aradık yılarca cevaplarımızı; renksiz sulara daldı hulyalarımız zaman zaman yenildik büyük şehrin kalabalık yalnızlıklarına ama yılmadık sonunda zorda olsa onunla yaşamayı öğrendik artık ne çalan korna sesleri rahatsız ediyor ne yolda saygısız davranan yığınlar ; hayat İSTANBUL da başlıyor nereye kadar devamı varsa oraya götürüyor.
Kuytu köşelerinde dalıp gidenleri; yitik hayatlarının peşinden koşanları pencerelerinin önünde olup bitenden habersiz yaşayanları hala mevcut. Yıldızlı gecelerde ay arayıp ta bulamayanları sabahın ilk ışıklarından yollarda yaşam kavgası ekmek telaşı içinde olanları hala var;
Arabalarına binip de trafik çilesinde saatlerce vakit harcayanları sinirlenip gemileri yakanları sonra bütün kayıp aşklarını burada bulanları yine var; hep var ...
Her semtin kendine göre kabadayısı delisi.velisi, muhtarı, dert çekeni ,yol gözleyeni , çalışanı ,işsizi ve daha nice hayat hikayesi var...
Birbirinden habersiz yaşayanlar ;yaşamak isteyenler kendini evine hapsedenler ;birde aksine iç içe geçmiş insan topluluğu ; kimisi gece yolcuları aleme akar ufaktan ufaktan kimisi insan meraklısı ordan buradan...
Her çeşit var anlayacağınız burada İSTANBUL burası gündüzü farklı güzel gecesi farklı yazı bi başka baharı ayrı ; varoşları bir alem birde kokoşları ; ya villaları ;özenti hayatları çalıntı lafları; bit pazarları; esrarkeşleri ve hırsızları hepsinin alası …
Ne kadar hayat gailesi içerisinde insan varsa bu şehirde akşam saatini kovalar, peşi sıra buzlu bakışlar olsada ardından kovalar. Sokaklar yalnızlık koksada; ucunda bir umut taşır yer yer yeşeren düşler sarar her tarafını bir bilinmezlik girdabı elinden alır tuttuğun hülyaları ; seni götürür dipsiz sokakların ıslak gerçeklerine.. hadi bir dilek tut solmuş yıldızların gölgesinde hani ayın şavkı vururken o güzelim koyu renklere bir dilek tut İstanbul geçsin içinde sen ol ve beklediğin en güzel hayalin konsun kirpiklerine ; Adaların büyüsü sarsın seni üsküdarın rüzgarı dolsun iliklerine hadi bi dilek tut içinde huzur ve sonsuzluk olsun içinde İSTANBUL olsun …
Yaşamayı iste Taksimin İstiklalinde mağazaları gezerken kaybol vitrinlerde yada Sarıyere giderken sahilden ayağın kaysın düş denize yunuslarla yarış kız kulesine;Esernlerde kendi hayatından kop uzaktan seyret yaşamın acı soluğunu ; istersen pangaltı Kasımpaşa yap okmeydanında n eyübe geç dinlendir kendini … Kavga et dalaş insanlarla tatlı tatlı bakış vapurlarda ,bir simit bir çayla geçmez ama olsun be sen yinede keyfini sür nargile kokusunda…
Yürüyerek başladı maceramız yürüdük gördük,anlayamadık belki herkesin derdini ama fark ettik İstanbulda yaşamanın keyfini. Vesselam...


hadi ama yeni yazılar bekliyoruzzzz
Neden illa İstanbul, Yazıdaki tüm anlatılanlar için mi ve buna değer mi? Neden hep birşeylerle kavga ve mücadele neden? Bu insanı daha da mutlu,özgür kıldığı için mi? kendine güvenli,yaşama direnen,yaşamaya direnen,yaşamayı başaran..... olmak için mi? Değer mi? Neden Anadolu"nun Ücra bir kasabasında daha sıcak bir ortamda,insanlar arası ilişkiler daha basit ve yoğun iken,Havayı ciğerinize çektiğinizde neden burda olduğunuzu anlayacak kadar farkındalık geliştiricekken,Küçük şeyleri de sevmeyi hatırlayacakken..... neden Büyük bir Köy olan İstanbul? Neden...? Değer mi?
Umut"un Yaseminle bütünleştiği bu nadide şehirde yine enfes bir yazı ile kalbimizi fethettiniz.Yüreğinize sağlık.Başarılar.....
Lirik bir istanbul şarkısı gibi yazınız...Hayatın bütün kesitlerini tek karede görebileceğimiz bir fotoğraf gibi... Her enstanteneyi yorumlayan bir şefkatli bir sosyolog gibi.. Elinize, dilinize ve yüreğinize sağlık....
İSTANBUL .... Düşlerimin yansıması yüreğimin umutla yoğrulduğu tek şehir bazende ufak nazlı bir kız çocuğu istanbul...Yüreğine Beslediğin Duygularına Sağlık çok hoş naturel akıcı bir yazıydı .. %DFestek"ar Umut ERDOĞAN